İbrahim Saraçoğlu – Şifalı Bitkiler

Şifalı Bitkiler ile İbrahim Saraçoğlu yazıları öğrenin ve izleyin.

Hangi Bitki Hangi Hastalığa iyi Gelir ?

Günümüzde beslenmeden kozmetiğe kadar pek çok alanda, özellikle de hastalıkların önlenmesi ve tedavisi konusunda doğaya dönüş akımı yaşanıyor. Yapay yolla elde edilen ilaçların her geçen gün yeni bir yan etkisinin bulunması, insanları bitkisel ürünlere yöneltiyor.

Doğru kullanıldığında şifa veren bitkiler, bilinçsizce tüketilirse çok ciddi sorunlara hatta ölümlere yol açabilirler. Bu yüzden bitkileri çok iyi tanımalı ve onları modern tıbbın alternatifleri olarak değil, destekleyicileri olarak görmelisiniz.

Bitkilerin faydasını sayarken A harfi ile başlayalım. Bakalım A harfi ile başlayan ne kadar yararlı bitki var.

Acı Marul (Cichorium Intybus)
Yol ve tarla kenarlarında, ekilmemiş arazide yetişir. Kuru ve sıkı toprağı sever. Temmuz ve ağustos aylarında mavi çiçekler açar,
Acı marulun kökünde ve gövdesinde bulunan süt, mide rahatsızlıklarına ve hazımsızlığa iyi gelir. Kurutulmuş acı marul yaprakları ve kökü “safra kesesinin faaliyetini hızlandırır, hazmı kolaylaştırır.

Taze yaprakları salata yapılarak yenilirse kanı temizler. Kökü kurutularak kavrulur, kahve gibi içilir veya kahveye ilave edilir.

Acı marul yapraklarından ve kökünden yapılan cay, karaciğer, dalak ve böbreklerin faaliyetini düzenler. Safrakesesi ifrazatını çoğaltır. Basurdan şikâyeti olanlara fayda sağlar.
Süt içinde kaynatılarak içilen acı marul suyu, pankreas ifrazatını çoğaltır.

Acı marul çiçekleri toplanır, bol şekerle iyice karıştırılır, güneşte kurutulur. Elde edilen bu lezzetli ilaç kalp hastalıklarına iyi gelir ve kalbi kuvvetlendirir. Bu ilaçtan günde 1-2 kahve kaşığı alınabilir.

Acı marulda idrar söktürme özelliği olduğu gibi, mide nezlesine de iyi gelir. Ayrıca kanamalarda iyi bir dinlendiricidir.

Önemli Not: Karaciğer hastaları, sarılık hastalığına yakalananlar, basuru olanlar, böbrek rahatsızlığı çekenler acı marulu mutlaka doktor tavsiyesiyle kullanmalıdırlar.

Ada Çayı (Salvia Officinalis)
Mayıs ve haziran aylarında çiçek açmadan evvel toplanır. Adaçayını toplamadan önce ve sonra ellerin sabunla yıkanması gerekir. Adaçayı iyi bir baharat ve antibiyotiktir. Bal ve sirke ile karıştırılarak ağız çalkalanırsa diş etleri kanamasını önler, bademcik şişmesine, ağız ve boğaz iltihaplarına iyi gelir.

Çay olarak bal ve sirke ilave edilerek içilirse, boğaz ağrılarına, soğuk algınlığına, sinir hastalıklarına, kramp, yorgunluk ve ishale iyi gelir. Gece terlemesini önler. Süt içinde kaynatıldığında grip ve boğmacaya karşı etkili olur.

Adaçayı iltihaplı yaraları ve çıbanları tedavi eder, yapraklarından elde edilen toz kanı düzeltir, mide suyunu tanzim eder, iştahsızlığı önler, kadınlarda regl düzensizliklerini ve sancılarını giderir, rahim iltihaplarını tedavi eder. Ayrıca depresyonlara, titremeye, sersemliğe ve sinir bozukluğuna çok iyi gelir.

Adaçayı yapraklarından yapılan merhem, sivrisinek, arı sokmasında acıyı dindirir, kaşıntıları önler. Ayrıca bazı annelerde bebeği emzirdikten sonra sütün akmaya devam ettiği hallerde göğüs ucuna aynı merhemden bir miktar sürülerek sütün kesilmesi sağlanır.

Toz haline getirilen adaçayı yaprakları diş temizliğinde kullanılır. Dişleri sağlamlaştırır, bembeyaz yapar.

Bir miktar kurutulmuş adaçayı 1 litre suda kaynatılarak içildiğinde karaciğer, akciğer, böbrek ve mesane rahatsızlıklarına, ishale iyi gelir.

Adamotu (Panax Ginseng)
Anavatanı Çin olan bitkiye ülkemizde kökü insan vücuduna benzediği için Adamotu denir. Adamotu kökü B1 ve B 2 vitaminleri ihtiva eder. Ayrıca glikozid, eter, yağ ve alkalik aktif maddeler bakımından zengindir. Vücudu kuvvetlendirir, bıkkınlık, ümitsizlik, içe kapanıklık gihi ruhsal durumları ortadan kaldırır.

Ahlat – Yabani Armut (Pyrus Eleagrifolia)
Ormanlarda, tarla kenarlarında ve dağlık arazide yetişir. Gülgillerden yabani bir ağaçtır. Meyvesi birkaç ay bekletilip olgun hale getirildikten sonra yenir. Güzel kokuludur. Ahlat, kan deveranını düzenler, sinirleri teskin eder, idrar söktürür. Ahlat ağacının taze ve genç yaprakları kaynatılarak suyu içildiğinde idrarı dezenfekte eder ve söktürür. Mesane içinde mevcut olan taşları bakterilere dönüştürerek zamanla yok olmalarını sağlar. Pişirilerek yenildiğinde ishali önler.

Ahududu (Rubus İdaeus)
Tadı ve besin değeri açısından insanlar için hem iyi bir yiyecek, hem de iyi bir ilaçtır.

Ormanlarda, koruluklarda, fundalıklarda veya bayırlarda kendiliğinden yetiştiği gibi ekimi de yapılmaktadır. Mayıs ve haziran aylarında yaprakları, temmuz ve ağustos aylarında ise meyveleri toplanır. Ahududu organik asit ve bol miktarda da limon asidi ihtiva eder. C vitamini bakımından çok zengindir. Yaprakları ishal kesicidir. Ahududu şurubu ateşi düşürür, romatizmaya iyi gelir.

Ahududu yapraklarından yapılan çay gut hastalığına iyi gelir. Kadınlarda beyaz akıntıyı önler. Fazla miktarda gelen regl kanamasını düzenler.

Doğum sancılarını da hafifletir. Çiçeğini kaynatarak yapılan ılık su banyosu, göz nezlesi, diş eti ve bademcik iltihaplarına iyi gelir.

Akasya (Acacia Baileyana – Robiniapseudacacia)
Akasya Mimoza cinsinden bir ağaçtır. İki çeşidi vardır. Çiçekleri salkım şeklinde, yaprakları küçüktür. Ülkemizde de sıkça rastlanan ağaç, genellikle sıcak ve ılık iklimlerde yetişir. Akasya çiçeklerinden yapılan ilaçlar nefes darlığına karşı kullanılır. 2 çorba kaşığı kurutulmuş akasya çiçeği; l su bardağı kaynar su içinde 10 dakika bekletilir, günde üç su bardağı içilir.

Anason (Pimpinella Anisum – Anisum Volgare)
Anavatanının Akdeniz sahilleri olmasına karşın her iklimde yetişir. Temmuz ve ağustos aylarında toplanır. Anasondan elde edilen yağ hormonları düzenler, anne sütünü çoğaltır. Tohumlarından elde edilen anason yağı mide rahatsızlıklarına iyi gelir, iştahı açar, harareti söndürür.

Anason çayı hazmı kolaylaştırır, mide ve bağırsak gazlarını yok eder. Kaynar sütün içine atılan bir damla anason vücut ağrılarını dindirir.

Tohumları yakılarak dumanı solunursa baş ağrısını giderir.Tohumlarının yenmesi iştahı arttırır, uykusuzluğu giderir, mide ekşimesini önler. Toz haline getirilen anason tohumları üzüm şırasına karıştırılarak içildiğinde böbrek taşlarını düşürür. Anason tozu ayrıca gülyağı ile karıştırılarak kulak içine sürülürse kulak içi iltihaplarını önler, ağrıları giderir. Anason tohumlarını çiğnemek nefes darlığını ve kalp çarpıntısını giderir. Kaynatılmasıyla elde edilen sudan cilt bakımı için yararlanılır.

Andız Otu (Inula Helenium)
Çayırlarda, orman kenarlarında, çalılıklarda yetiştirildiği gibi bahçelerde de özel olarak yetiştirilir. Kökünden yapılan çay, başta soğuk algınlığı olmak üzere mide rahatsızlıklarına ve sarılık hastalığına çok iyi gelir.

Andız otu kökü mideyi kuvvetlendirir, balgam söktürür. Bu kökten elde edilen yağ idrar söktürücü ve safra ifrazatını arttırıcıdır.
Andız otu kökü ezilip balla karıştırılarak yenirse öksürüğü dindirir, balgamı söker. Astım ve akciğer kanamasına çok iyi gelir.

Üzüm şırasının içinde bir ay bekletilen andız otu, mide rahatsızlıklarına iyi gelir, mideyi kuvvetlendirir. Böbrek, mesane ve safra kesesi taşlarının oluşumunu önler. Akciğer rahatsızlıkları ve vereme iyi gelir. Ayrıca bu şıra felçli bölgelere sürülürse kan devaranının artmasını sağlar.

Andız otu iştah açıcı olma özelliğinin yanında basur ve tansiyon düşürme tedavisinde de etkilidir. Taze andız otu kökü ezmesi çıbanların üzerine sarılırsa çabuk iyileşmelerini sağlar.
Andız otundan yapılan merhemler egzamaya, kaşıntıya iyi gelir. Andız yaprakları veya kökünün hayvan ısırma ve sokmalarında enfeksiyon oluşumunu önleyici etkileri vardır. Çok miktarda andız otu mide bulantısına neden olur.

Ardıç (Juniperus Communis)
Ovalarda, yaylalarda, dağlık bölgelerde yetişir. Ardıç meyveleri iştahı arttırır, hazmı kolaylaştırır, idrar söktürür, idrar organlarını dezenfekte eder. Bağırsak gazlarını önler.

Dallarından yapılan merhem deri üzerine sürülerek ovulursa cilt hastalıklarına iyi gelir, saç dökülmesini önler.

Ardıç dallarının ezilmesi yolu ile elde edilen suyu çıbanları ve şişlikleri tedavi eder. Rendelenmiş meyveleri sirke içine konup bekletildikten sonra bir bezle alın üzerine sarılırsa baş ağrılarını giderir. Taze meyvelerinin ezilmesi ile elde edilen şurup öksürüğe çok iyi gelir.

Ardıç meyveleri ayrıca midede oluşan gazın neden olduğu ağız kokularını giderir.

Ardıç dumanı yılanları kaçırır. Kamp ateşinin içine bir miktar da ardıç atmak faydalıdır. ibrahim saraçoğlu

Armut (Pyrus Communis)
Armut, damarların içinde biriken tortuları eritip, idrarla dışarı atar. Bu özelliğiyle iyi bir yüksek tansiyon ilacıdır. Böbrekleri çalıştırır, romatizma, eklem kireçlenmesi olanlar için yararlıdır. Hamile kadınlarda kusmayı azaltır. Kansızlığı giderir. İçerdiği fosfor ve B vitaminiyle zihni yorgunluğu giderir, sinirleri teskin eder. Tükürük bezlerini çalıştırarak, hazmı kolaylaştırır. Hastalıklara karşı vücudun direncini arttırır, bağırsakları yumuşatır. Armut hazmı kolaylaştırır ama kendisinin hazmı kolay değildir. Midesi sorunlu olanlar elma gibi ısırarak yemek yerine suyunu tercih etmelidir. Armuttan en iyi şekilde yararlanmak isteyenler yemeklerden önce yemelidir.

Arpa (Hordeum Vulgare)
Dünyanın her tarafında yetiştirilir. Tanelerinde bol miktarda B1 ve E vitamini vardır.

Suda kaynatılarak elde edilen sıvı susuzluğu giderir, ateş düşürür, balgam söktürür, ishali önler. Böbrek ve safrakesesi taşlarının sebebiyet verdiği ağrılara, karaciğer ve dalak hastalıklarına, bronşit ve nezleye, cilt hastalıklarına, kansızlığa, raşitizm hastalığına iyi gelir. Kemik kireçlenmesini önlemesi en önemli özelliğidir.

Ateş yükselmesine karşı bir avuç arpa, bir litre suda, arpanın zarı patlayıncaya kadar kaynatılır. Sonra süzülür. Bir adet limon ve bir yemek kaşığı bal ilave edilerek yudum yudum içilir.

Çıban ve yaraları tedavi etmek için: Arpa hamuruna bir miktar incir ve bal ilave edilerek çıban ve yaraların üzeri sarılır.

Bağırsak gazlarını yok etmek için: Arpa unu hamur haline getirilir. Bir miktar keten tohumu ve üzerlik otu ilave edilerek karna sarılır.

Yüzdeki lekeleri yok etmek için: Hamur haline getirilen arpa unu yüze maske halinde sürülür. 2 saat bekletilir.

Bir litre suda bir avuç arpa bir avuç rezene tohumu kaynatılarak içildiğinde, anne sütünde artış görülür.

Asma (Vitis Vinifera)
Asma özellikle sıcak bölgelerde yetişir. Dünyada insanlar tarafından ilk yetiştirilen bitki olduğu sanılmaktadır. Üç binin üzerinde çeşidi vardır.

Meyvesi olan üzümde bol miktarda A, B1, B2 ve C vitamini bulunur. Vücut yağlanmasına, kalp ve böbrek rahatsızlıklarına karşı çok etkilidir. Asma çubuklarından çıkan sıvı egzamaya ve bağırsak kanamalarına karşı kullanılır. Bazı yerlerde bu sıvı göz damlası olarak da kullanılır.

Aşk Otu (Levisticum Officinale)
Ege bölgesindeki sık rastlanan aşk otunun ilkbaharda kökü, ekim ayında ise gövdesi ve tohumları kullanılır. Kökünden elde edilen yağ, sinir sistemi ve deri hastalıklarına karşı kullanılır. Gövdesi böbrek ve mesane rahatsızlıklarına iyi gelir. Vücudun çeşitli yerlerinin su toplamasıyla oluşan hastalıkların tedavisinde de kullanılır.

Aşk otu, gut hastalığı, romatizma, müzmin kalp rahatsızlıklar, öksürük ve boğaz iltihaplarına karşı etkilidir. Kökünden yapılan çay sarılığa iyi gelir, böbrekleri temizler. Anason ve raziyane ile karıştırılarak hazırlandığı zaman etkisi daha fazla olur. Kökü kaynatılarak elde edilen sıvı yüzdeki lekeleri yok eder. Kurutulmuş aşk otu kökü toz haline getirilir. 1 çay kaşığı 1 bardak sirkeye konularak içilir. Mide ve bağırsak gazlarını giderir. Banyo suyuna karıştırılırsa ciddi güzelleştirir. Ciltteki yaraları giderir.

Aşk otu tohumları bir bardak su içinde 6 saat bekletilerek içilir. Karaciğer, dalak, mesane ve böbreklerin çalışmasını düzenler.

Aşk otu tohumları bir bardak sirke içine konup 2 saat bekletilerek içilirse kalça ve bel ağrılarını hafifletir. Böbrek, mesane ve safrakesesi taşlarını düşürür.

Önemli not: Çok miktarda alınan aşk otu böbrekleri yorabilir. Böbrek rahatsızlığı çekenlerin aşk otundan yapılan ilaçları kullanmamaları tavsiye edilir.

Atkestanesi (Aesculus Hippocastanum)
Mayıs ve ağustos aylarında yapraklarından, eylül-ekim aylarında meyvelerinden, mart, eylül ve ekim aylarında ise kabuklarından yararlanılır.

Meyveleri olan kestaneler öğütülerek toz haline getirilir. Bir bardak suya bir kaşık konularak günde üç kere içilirse basur, ishal ve varis hastalıklarına iyi gelir. Nezle ve nefes darlığına karşı tatbik edilir. Bir kilo atkestanesi küçük parçalara doğranarak pişirilir ve suyu ile temizlenirse basuru önler.

Atkestanesi ağacının kabuğu kaynatılarak içilirse hazımsızlığa, kronik bağırsak nezlesine, soğuk algınlığına, yüksek ateşe iyi gelir.

Kavrulup öğütüldükten sonra kahve gibi pişirilerek içilirse nezleyi önler. Romatizmaya iyi gelir.

Taze atkestanesi çiçekleri alkol içinde ve güneşte birkaç hafta bekletildikten sonra romatizmalı uzuvlara ovularak sürülürse şifa verir.

Atkestanesinden iki şekilde yararlanabilirsiniz:

  • Bir yemek kaşığı ince kıyılmış at kestanesi kabuğu 2 bardak kaynar suya bırakılarak bir müddet bekletildikten sonra yudum, yudum içilir.
  • 1 kg. At kestanesi meyvesi ezilerek kaynatıldıktan sonra banyo suyuna ilave edilir.

Ayçiçeği (Helianthus Annuus)
Soğuk preslenmiş ayçiçeği yağı damar kireçlenmesine çok iyi gelir. Tohumlarından elde edilen merhem kurdeşen hastalığının tedavisinde kullanılır, yaraları tedavi eder.
Ayçiçek yağı içilmez ama gargara olarak kullanıldığında uykusuzluk, kronik baş ağrısı ve asabiyete iyi gelir. Ayrıa ağızdaki zararlı bakteri ve molekülleri yok eder. Vücudun zehirlerden temizlenmesine yardımcı olur.
Not: Soğuk presle elde edilen ayçiçeği yağını 10-15 dakika yani ağzınızda beyaz hale gelene kadar gargara yapmak gerekir.

Ayrık Otu (Agropyron Repens)
Yol kenarlarında, çayırlarda, bahçe ve tarlalarda bol miktarda bulunur. En çok kullanılan yeri toprak altında kalan gövdesidir.

Elli gram ayrık otu kökünün bir litre suda kaynatılması sonucunda elde edilen ilaç sarılık hastalığına iyi gelir. Böbrek taşlarını ve idrar yollarındaki kumu düşürür. Gut hastalığını ve romatizmaya karşı da kullanılır. Ter ve idrar söktürür, nezle ve boğaz hastalıklarına iyi gelir. Mide rahatsızlıklarına ve ishale karşı çok etkilidir. Dalak rahatsızlıklarına karşı da çok iyi geldiği son zamanlarda yapılan araştırmalar sonucu belirlenmiştir.

Ayva (Cydonia Ablonga)
Ayvada, şeker, tanen ve bol miktarda vitamin vardır. İshal kesicidir. Dizanteri ve karaciğer tembelliğine iyi gelir. Mide ve bağırsağı kuvvetlendirir. Çarpıntı, bronşit, öksürük ve verem hastalıklarına iyi gelir.

Kurutulmuş ayvanın suda bekletilmesi ile elde edilen şurupla gargara yapılırsa boğaz iltihaplarına iyi gelir.

Önemli Not: Kabızlık çekenler ve yüksek tansiyonu olanlar yememelidir.

Yorum Ekleyin

28 Comments

  1. musa on Kasım 1, 2009 2:12 am

    Sayın hocam ben gürültüden çok rahatsızlık duyuyorum. komşularımdan birisi sandalyesini veya sehpayı çekse o gürültüyü dinlemeye yoğunlaşıyorum. kendi aralarında konuşurlarken veya evlerinde yürürlerken çıkarttıkları gürültüden birinin yemek yerken şapıtatmasından çok rahatsız oluyorum bu rahatsızlığım nedeni ile üç çeşit ilaç kullandım birinide hala kullanıyorum fakat fazla fayda göremedim. rahatsızlığım sebebi ile aileme ve insanlara karşı çol asabi oluyorum. Allah rızası için bana bu konuda yardımcu olun. Tel : 0505-5627840

  2. bülent ayaydın on Kasım 15, 2009 11:27 pm

    babam 2003 senesınde sol akciger buronj kanserı tanısıyla amelıyat oldu ancak son 2 senedır yogun sekılde kemoterapı gormesıne ragmen 2,5 cm kıtle 5,5 cm cıktı nuk var metastas yok hangı yontemı(bıtkısel vs.) onerırsınız saygılar

  3. bülent ayaydın on Kasım 15, 2009 11:29 pm

    hocam babam 2003 senesınde sol ak bronj ca tanısıyla amelıyat oldu ancak 2,5 cm olan kıtle 5,5 cm olarak gelıstı nuks var son 2 senedır yogun sekılde kemoterapı goruyo sız ne onerırsınız saygılar

  4. fikret uysal on Aralık 2, 2009 11:40 pm

    başim dönüyor 4 aydır geçmedi orta kulak iltihabı dediler ogeçti dönme devam ediyo ne önerirsiniz

  5. kamile on Aralık 3, 2009 5:19 pm

    merhaba iltihaplı romatizma var bende acaba hangi bitkileri kullanmalıyım. yardımcı olursanız sevinirim

  6. gönül on Aralık 4, 2009 4:54 pm

    hocam bilgileriniz için Allah razı olsun soğan avokado yaprağı kürleriniz için teşekkürler vücut mantarı için ve alaca hastalığı için çözüm bekliyoruz televizyondada bilgi verirseniz Allah razı olsun;(cevap bekliyoruz Allaha emanet olun).

  7. Fatmafilizozyer on Aralık 18, 2009 2:19 am

    Lenfoma veya sezarysandromu ile ilgili bitkisel bit cozum ariyorum.Bigilendirirseniz cok sevinirim

  8. sevim varlıklar on Ocak 22, 2010 8:20 pm

    Değerli hocam annem 76 yaşında yaklaşık 3 yıldır emboli hastalığı var,düzenli comedin isimli ilacı kullanıyor.bir senedir safra kesesinde yoğun miktarda taş bulundu ama amboli hastalığı olduğu için ameliyatını yapamadılar,şu anda da safra kesesindeki ağrıda çoğaldı.tıbben yaptıracağız her yolu denedik ,sizden bu rahatsızlına vereceğiniz bir kürünüz varsa paylaşırsanız çok memnun oluruz .selam ve sevgilerimizle allahın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.

  9. İLKNUR ÖZYAPI on Ocak 29, 2010 5:20 pm

    benim anneciğim ınterstisyel akciğer hastası.çok öksürüyor ve tıkanmalar başladı.doktorlar ilaçlar verdi.onlarda kemik erimesi yapıyor.doğal bitkilerle vede allahın izniyle sizden gelecek önerilerinizi bekliyorum.
    iyi çalışmalar.

  10. nisanur sarıgül on Şubat 1, 2010 11:29 pm

    Merhaba Hocam;
    Babam 2000 yılından beri romatoit artrit tedavisi görüyor. Acaba hangi bitkileri kullanabilir?
    Yardımcı olursanız seviniriz ….
    Teşekkür ederizzz…

  11. neslihan dündar on Şubat 7, 2010 2:17 am

    sayin hocam benim kizim üc haftadir sürekli öksürüyor doktorumuz bogazdan geldiini söylüyor balgam sökücü ilaclar verdik fakat bi faydasini göremedi bana bi tavsiyede bulunursaniz cok mutlu olucam simdiden tesekkür ederim ALLAH razi olsun

  12. fadime cakir on Mayıs 3, 2010 3:26 pm

    yaklasik 1.5 yil önce mitral kapagim degistirildi cok sükür nefes almalarim rahatlasti ondan 1 sene öncede sag böbregim cürümüstü onuda aldilar safra kesesi ve rahim apandist te alindi simdi makumar sizin degisinizle kumadin kullaniyorum kanim cok yogun ve ilac dozaji yüksek karaciger degerlerim yüksek cikiyor ameliyatlarda birde bel fitigindan hastaneye yattigimda kullanilan ilaclarinda etkisiyle kilom cok artti biliyorum kilo vermem gerekiyor ancak yapamiyorum oructan dahi korkuyorum cok halsiz kaliyorum genel olarak bana ne tavsiye edersiniz bir haftadir keten tohumu kullaniyorum bana zarar veriremi yoksa mailinizi bekliyorum tesekkür ederim not ayrica depressiv hareketlerim var

  13. fadime cakir on Mayıs 3, 2010 3:28 pm

    basta kalp kapagi olmak üzere sag böbrek rahim safra kesesi ameliyatlari oldum marcumar kullaniyorum cok sismanim veremiyorum karaciger degerlerim cok yüksek ne önerirsiniz

  14. ayhan on Haziran 4, 2010 4:13 pm

    merabalar hocam 31 yaşındayım şiddetli baş agrısındandan dolayı hastaneye gittim yüksek tansiyon çıktı ve ilaç verdiler ama bagımlılık yapıyor diyorlar bende kullanmadım acaba önereceginiz bir bitki kürü varmı hocam allah razı olsun

  15. MÜKRÜME on Haziran 28, 2010 10:08 pm

    merabalar sayın ibrahim hocam.hebatit b taşıyıcısıyım HBs Ag tahlil sonucum H 6120 çıktı HBS (+). çıktı sizce bitkisel yollarla tedavisi mümkünmü bu konu hakkında bilgilendiriseniz çok sevinirim. şimdiden teşekkurler .

  16. leman okcu on Ağustos 8, 2010 8:12 pm

    hocam egzamam var yazın temizlik yaparken suyla fazla uğraştığımdan yara şekline döndü bileğim ile dirseğim arasında isiliğin daha büyüğü çokta kaşınıyor.advantan krem kullanıyorum ama kaşıntı biraz geçiyor yine kaşınmaya devam .bilgilendirirseniz çok sevinirim.

  17. mehmet ali akgün on Ağustos 28, 2010 1:46 pm

    hocam benim size bisorumolacak hemoglobini düzenleyen bir bitki varmı varsa ismini ve nasıl kullanıldıgını yazarsanız sevinirim birde kac yaş üzeri ve aşagı insanlar kullana bilir yorumunuz icin şimdiden teşekkür ederim

  18. hava on Ekim 9, 2010 3:40 am

    hocam benim huzursuz bacak sendromundan dolayı uykusuzluğum var bir türlü uykuya geçemiyorum sabahlara kadar dönüp duruyorum sinirlerim bozuluyor intiharı bile düşünüyorum ALLAH rızası için bana yardım edin

  19. semiha içözlü on Ekim 22, 2010 9:21 pm

    sayın hocam beyimde otuz yıldır geçmeyen banyo sonrasında ve giysi değiştirdiğinde başlayan yarım saat kadar süren kaşıntıvar ama ciltte görünür birşey yokartıacılı ekşili baharatlı kızartmalı yediği zaman çok şiddetleniyor önereceğiniz bir bitki varmı çok teşekkürler

  20. cankamis on Ocak 25, 2011 11:12 pm

    depresyonda sarı kantaron otunu nasıl kullanmalıyım ve ayrıca çok zayıfım nasıl kilo alabilirim

  21. zuhal çifter on Ocak 31, 2011 5:51 pm

    4 senedir beyin cerrahına ortapediye kalp damar cerrahına 3defa emara iki defa bel ve kalça filmim çekildi kalçamdaki şişliğe teşhis konulmadı belimde küçük bir fıtık var doktorlar “o yapmaz” diyorlar ayağımın içinde karıncalaşma uyuşma var ayağım titriyor buna hangi bitkileri önerirsiniz

  22. elif on Şubat 2, 2011 9:44 pm

    hocam benim sorunum çok asabi olmam durduk yere ortada bişey yokken sorun çıkartıyorum tartışma yaratıyorum ve sonrasındada dehşet derecede çok basım ağrıyor yardımcı olurmusunuz

  23. nefise tosun on Mart 11, 2011 1:58 am

    merhaba.ben yeni doğum yaptım.yaklaşık bir buçuk ay oluyor.ama şimdiden sütüm azaldı.ısırgan otu dışında süt arttırıcı bir kür önereblirmisiniz.bu konuda bana yardımcı olursanız çok sevinirim.saygılarımla..

  24. melis on Şubat 21, 2012 7:35 pm

    merhaba hocam bende iltihaplı romatizma var ve ilerlemiş derecede olduğunu söylediler ilaç kullanıyorum fakat yinede ağrılarım ve elim ayağımda şişme oluyor ağrılarım için bir şey önerirseniz çok sevinirim şimdiden Allah razı olsun..

  25. meral izci on Mart 1, 2012 10:53 pm

    hocam benim sol böbregimde 8 mm taş var ve idrar yollarım ile böbreklerde aşırı iltihab var ne yapmam gerekiyor yeteri kadar su içiyorum ama düşmüyor

  26. emıne on Mayıs 23, 2012 9:56 pm

    hocam yumurtalıkta damar genıslemesıne karsı hangı otlardan ılac yapabılırım

  27. kadriye balat on Ekim 11, 2012 11:14 am

    benim ellerim ve el bileklerim çok ağrıyor 2 aydır kullanmadığım ilaç kalmadı en son romatoid artrid dediler ama hala geçmedi buna iyi gelen bi kürünüz var mı ? çok zordayım bi cvp yazarsanız çok sevinirim

  28. mehmet tatlı on Ekim 29, 2012 8:48 pm

    benim tilt testinde bayıldıktan sonra damarlarım tıkandı. önerebilceğiniz bir ot varmı acaba?

Yorum Yaz



İbrahim Saraçoğlu

ibrahim Saraçoğlu