<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İbrahim Saraçoğlu - Şifalı Bitkiler - Saraçoğlu izle</title>
	<atom:link href="http://www.bitkiselmucizeler.tk/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.bitkiselmucizeler.tk</link>
	<description>Şifalı Bitkiler ile İbrahim Saraçoğlu yazıları öğrenin ve izleyin.</description>
	<lastBuildDate>Mon, 11 Jan 2010 19:47:31 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>ZENCEFİL Faydaları Yararları ve Nasıl Kullanılır</title>
		<link>http://www.bitkiselmucizeler.tk/zencefil-faydalari-yararlari-ve-nasil-kullanilir</link>
		<comments>http://www.bitkiselmucizeler.tk/zencefil-faydalari-yararlari-ve-nasil-kullanilir#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 11 Jan 2010 19:47:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İbrahim Saraçoğlu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bitkiselmucizeler.tk/?p=518</guid>
		<description><![CDATA[ZENCEFİLin Faydaları Yararları ve Nasıl Kullanılır
Zencefil; tropikal iklim karakterindeki coğrafi alanlarda yaşayan ve yetişen yumru köklü sarımtırak bir bitkidir. Düğümler şeklinde yetişen kökleri genelde toprağın 15-25 cm altındadır.
Ülkemizde hobi tarzında yetiştirme denemeleri yapılıyor olsa da aslında ülkemiz ilimine dayanabilecek bir bitki değildir.
Zencefil özellikle asya, çin, hindistan ve arabistanda çokca tüketilen ve her çeşit &#8220;bitkisel&#8221; şifa uygulamalarında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ZENCEFİLin Faydaları Yararları ve Nasıl Kullanılır</strong></p>
<p><strong>Zencefil</strong>; tropikal iklim karakterindeki coğrafi alanlarda yaşayan ve yetişen yumru köklü sarımtırak bir bitkidir. Düğümler şeklinde yetişen kökleri genelde toprağın 15-25 cm altındadır.<br />
Ülkemizde hobi tarzında yetiştirme denemeleri yapılıyor olsa da aslında ülkemiz ilimine dayanabilecek bir bitki değildir.<br />
<strong>Zencefil</strong> özellikle asya, çin, hindistan ve arabistanda çokca tüketilen ve her çeşit &#8220;bitkisel&#8221; şifa uygulamalarında kullanılan bir bitki çeşididir. Özellikle çin ve hindistan dolaylarında zencefil 2000 yıldır bilinir ve çok aktif olarak kullanılır. Örneğin çinde &#8220;zencefil bitkisi&#8221;; hazımsızlıklarda ve çeşitli mide hastalıklarında, diare(su kaybı ishal)&#8217;de ve mide bulantılarının tedavilerinde kullanılırken, Hindistanda Zencefil bitkisi; genellikle eklem iltihaplanmalarında, colic tedavilerinde(bu bağırsaklarda meydana gelen gaz spazmlarıdır ve oldukca ağrılıdır özellikle çocuklarda sık görülür) ve hayati göstergelerin düzeltilmesinde kullanılır. Aslına bakarsanız zencefil bitkisi bütün bir dünyada aranılan ve sevilen bir çeşit baharattır. Bu bitkinin bu haklı şöhreti özellikle soğuk algınlıklarana birebir olmasından kaynaklanmaktadır. Zencefil bitkisinin soğuk algınlıklarına çok iyi geldiği bütün bir dünyada bilinen bir gerçektir.<br />
Son Olarak; zencefil asya da en azından 4,400 yıldır kullanılan iyi bir baharat ve iyi bir destekleyici şifahi bitki türüdür. Tropikal iklimlerin bereketli topraklarından bütün bir dünyaya armağandır zencefil.</p>
<p><strong>Yapısal Özellikleri  &amp; Şekli Özellikleri</strong></p>
<p>Zencefil yumru şeklinde bir birine geçmiş yuvarlaklar gibi görünen bir köke sahiptir. Bu kök yerin 15-25 cm altında bulunur. Kökün üzerindeki &#8220;birbiri içine geçmiş<br />
hissi veren açık veya koyu&#8221; halkalar su yüzeyinde yayılan dalgalar gibi yayılım gösterir. Bu bitkinin gövdesi biribirinin içine geçmiş yivli bir yapıya sahiptir. Kısımların kenarından yapraklar çıkar ve bu yapraklar yeşildir. yapraklar henüz küçükken gövdeyi saran vir ok ucu gibidir. büyüdükçe gövdeden ayrılarak yaprak şeklini ve görümünü kazanır.<br />
Bu bitki çiçekli bir bitkidir. Çiçekleri beyaz sarımtırak veya karışık yeşl de olabilir. Pembe olduğu da vakidir(adalarda ki çeşitleri).</p>
<p><strong>Zencefilin Etken Maddeleri nelerdir ?</strong></p>
<p>Bu bitkinin etkili oluşunun en önemli nedelerinden birsi uçucu yağlarının olması ve yapısındaki fenol bileşikleridir(shogaols ve gingerols). Ayrıca içerdiği nişasta, kalsiyum, B ve C grubu vitaminleri de bu bitkiyi önemli yapmaktadır.</p>
<p><strong>Zencefilin Kullanıldığı yerlerden bazıları</strong></p>
<ul>
<li>İştah açıcıdır,</li>
<li>Antiseptik özelliği kanın temiz kalmasını sağlar,</li>
<li>Mideyi düzenler,</li>
<li>Mide bulantılarını giderir,</li>
<li>Mide ağrılarında ve hazımsızlıkta iyi bir seçimdir,</li>
<li>Bağırsaklarda biriken ve atılamayan gazların kolaylıkla atılmasını sağlar(colic),<br />
Solunum yollarını açar,</li>
<li>Kanın yapısını daha akışkan hale getirir (ki bu kalbin daha rahat çalışmaı demektir)</li>
<li>Vücutta sıcaklık ve terleme meydana getirir.</li>
<li>Zencefil gerçekten iyi bir anti oksidandır(oksitleri temizler dışarıya atılmasına yardımcı olur)</li>
<li>Kalp ritminin düzene girmesini sağlar, özellikle romatizmal rahatsızlıklarda bin yıllardır kullanılmaktadır.</li>
<li>Baş ağrılarını gideici özelliği vardır,</li>
<li>Uykuyu rahatlatır,</li>
<li>Kandaki kollesterolu diğer bir çok bitkiye nazaran daha fazla oranda düşürür,</li>
</ul>
<p><strong>Örnek Olaylarla Kullanım Alanları</strong></p>
<p>1- Yolculuk sırasında bir çoğumuzu taşıtlar tutar ve aslında çok da hoş geçebilecek bir yolculuk bizim için tam bir kabusa dönüşür. İş te bunu zencefil sayesinde engelleyebiliriz. Şöyleki, Yolculuğa çıkmadan 30 dakika önce ağza alınan 1 gr. zencefil araç tutmasını engeller. Zencefilin faydaları<br />
2- Ameliyattan kalkan hastalara verilen ilaçlar narkoz etkisini hafifletir fakat bu ilaçların yan etkileri mevcuttur. Oysa zencefil bu ilaçlardan daha etkili bir bulantı bastırıcıdır. Ameliyat sonrası ayılmalarda 0,5gr. &#8211; 2gr. arası zencefil+100 ml. sıcak su ile ile hazırlanan infüzyon oldukca faydalı sonuçlar verir.<br />
3. Hamilelikte alınan günlük 1 gr toz zencefil hamileliğin mide üzerindeki etkilerini büyük oranda iyileştirir ve hatta yok edebilir de.<br />
4. Zencefilin soğuk algınlıklarında kullanıldığını daha önce söylemiştik. Bir fincan çay içerisine bir miktar bal karıştırılıp ardından bu karışımımız içerisine iki dilim taze zencefil kor ve az bir miktar beklendikten sonra bu karışımı içesek soğuk algınlığımız kısa sürede atlatılır.<br />
5. Yemeklerde ve tatlılarda kullanılan zencefil zamanla romatizmal hastalıklara çok iyi gelmektedir. Zencefil bitkisine son yıllardaki talep patlamasının sebeplerinden birisi de bu antiromatizmal özeliklerindendir.(Not: Sitemizde en çok &#8220;zencefil&#8221; bitkisi merak edilerek okunuyor.)</p>
<p><strong>Kanser ve Zencefil</strong></p>
<p>Zencefil bitkisi son zamanlarda kanserle savaşta &#8220;destekleyici tedavi olarak&#8221; kullanılmaktadır. Dünyada azımsanmayacak sayıdaki bilim adamı zencefilin &#8220;kanserle ve buna benzer tehlikeli hastalıklarla&#8221; savaşta &#8220;destekleyici tedavi olarak&#8221; kullanılabileceğini kabul etmektedir.</p>
<p><strong>Zencefilin Vücuda Alınma Yöntemleri</strong></p>
<p>1- Zencefil çaylarla birlikte alınabilir özellikle yaş zencefil dilimlenerek fincan içerisine konmuş çayda bekletilir.<br />
2- Toz halindeki zencefil bal ile özenerek alınabilir.<br />
3- Ayrıca çay, bal, zencefil karışımı da oldukca etkili bir tiryaktır.<br />
4- Bunlardan farklı olarak zencefil &#8220;toz olarak&#8221; 1 gramlık dozlarla doğrudan alınabilir(özellikle hamilelerde)<br />
5- Zencefilin diğer bir alınma yöntemi de zencefilli yemek, pasta ve tatlılarla olmaktadır.<br />
NOT: Zencefilin yaş ve taze olarak alınması tavsiye edilen bir yöntemdir.</p>
<p><strong>Dozaj ve Yaşlara Göre Kullanım Miktarı Ne olmalıdır?</strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Önemli NOT</span></strong></p>
<p>Zencefil her nekadar mucizevi bir bitki de olsa 2 yaşın altındaki çocuklarda kesinlikle kullanılmamalıdır. Buna çok dikkat edilmelidir.</p>
<p>a-Pediatrik Olarak(2 yaşın üstündeki çocuklarda)</p>
<p>Zencefil 2 yaşın üzerindeki çocuklarda bulantılara karşı, colic ve bağırsak ağrılarına karşı kas ve baş ağrılarında karşı kullanılabilir. 20-25 kg a kadar olan çocuklar bir yetişkine verilecek dozun 3 de 1 i kadar bir doz almalıdırlar. 70 kg ağırlığındaki bir birey yetişkin olarak kabul edilmektedir.</p>
<p>b- Yetişkinler</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Önemli Not</span></strong></p>
<p>Her ne kadar yetişkin olsanız da günlük 4 gramdan fazla <em>zencefil</em> almayınız. Bu doz normaldir günlük 4 gramın üzerindeki dozlar yaygın göğüs yanması şikayeti doğurur.(Yiyecekler genellikle %0.5 kadar zencefil içerir)<br />
1- Bulantılar ve gaz şikayetlerinde= günlük &#8220;yiyeceklerle birlikte olmak koşuluyla&#8221; 2-4 gr arasında zencefil alınmalıdır. Eğer toz halinde alınacaksa 0.25-1 gr arasında toz 1.5-3.0 mL suyla (bu 30-90 damla demektir) karıştırılır.<br />
2- Soğuk algınlığında, baş ağrılarında, veya grip gibi hastalıklarda= 2-3 dilim yaş zencefil veya 0.5 gr toz zencefil çay ve bal karışımına atılarak sıcak alınır. Bu seans günde 2-3 kere tekrarlanır.<br />
3- Adet sancılarının giderilmesinde= günlük 1 gr toz zencefil alınabilir bu tos zencefil 20-30 damla suyla extrakt haline getirilir ve 3-4 defada tüketilir. İstenirse bal veya tatlı ile karıştırılabilir.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Toplu Uyarılar</span></strong></p>
<p>Zencefili asla 2 (iki) yaşından küçük çocuğa vermeyiniz.<br />
Günlük 4 gr dan fazla zencefil kullanmayınız.<br />
Hazırladığınız zencefili 1 defada değilde günün değişik saatlerinde 2-3 defada tüketiniz.<br />
Bir yetişkin ağırlığının 70 kg olduğunu unutmayınız.<br />
Çocuklarda yetişkin ağırlığına göre dozu düşürerek veriniz. Örneğin 20 kg bir çocuk için hesap şöyle olmalıdır 70/20=3 bu durumda yetişkine hazırlanan doz 3 e bölünür ve kullanılır.</p>
<p><strong>zencefil, kullanımı, faydaları, yararları, yemek, mide, bulantı, şifa, çay, hasta, ağrı, çocuk, hamile, kanser, bebek, yaş, colic, kolik, öksürük</strong>  <span style="color: #ffffff;"><strong><a title="ibrahim saraçoğlu" href="http://www.bitkiselmucizeler.tk/"><span style="color: #ffffff;">ibrahim saraçoğlu</span></a></strong></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bitkiselmucizeler.tk/zencefil-faydalari-yararlari-ve-nasil-kullanilir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ayak Şişmesi ve Nedenleri</title>
		<link>http://www.bitkiselmucizeler.tk/ayak-sismesi-ve-nedenleri</link>
		<comments>http://www.bitkiselmucizeler.tk/ayak-sismesi-ve-nedenleri#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 11 Jan 2010 19:40:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İbrahim Saraçoğlu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bitkiselmucizeler.tk/?p=516</guid>
		<description><![CDATA[Ayak şişmesi, ayaklarda şişme, ayak ağrıları, ayaklarda su toplanması
Ayak Şişmesi ve Nedenleri
Ayaklarımız neden şişer?
Aslında ayakların şişmesinin birden fazla nedeni vardır.
Hamilelik durumu, yoğun iş temposu, aşırı sıcaklar, hiper tansiyon, damar hastalıkları, kalp rahatsızlıkları, sürekli ayakta durmak, sert sandalyelerde uzun süre hareketsiz oturmak, uzun süren seyahatler, ayak bileği iltihabı, ayak burkulmaları, böbrek rahatsızlıkları bunlardan bazılarıdır.
Ayak şişmeleri eğer [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ayak şişmesi, ayaklarda şişme, ayak ağrıları, ayaklarda su toplanması</p>
<p><strong>Ayak Şişmesi ve Nedenleri</strong></p>
<p><strong>Ayaklarımız neden şişer?</strong></p>
<p>Aslında ayakların şişmesinin birden fazla nedeni vardır.<br />
Hamilelik durumu, yoğun iş temposu, aşırı sıcaklar, hiper tansiyon, damar hastalıkları, kalp rahatsızlıkları, sürekli ayakta durmak, sert sandalyelerde uzun süre hareketsiz oturmak, uzun süren seyahatler, ayak bileği iltihabı, ayak burkulmaları, böbrek rahatsızlıkları bunlardan bazılarıdır.<br />
Ayak şişmeleri eğer hamilelik, yorgunluk, uzun seyahatler, burkulmalara bağlı gelişiyorsa normal kabul edilmektedir.<br />
Ancak bu durumların dışında periyodik olarak şişen ayaklar bir takım tehlikelerin habercisi olabilmektedir. Eğer kendinizde olağan dışı bir ayak şişmesi durumu algılıyorsanız mutlaka bir doktora başvurmalısınız.</p>
<p><strong>Ayak şişmesi ile ilgili bazı durumlar :</strong></p>
<p><strong>Hiper tansiyon</strong></p>
<p>Hiper tansiyon yüksek tansiyon demektir. Yüksek tansiyon aslında damar kılcalları üzerinde ve dolayısıyla böbreklerde soruna neden olur bu sorunlar vücuttan fazlalık sıvıların idrar yoluyla atılamamasına ve en sonunda da ayaklara vuran şişmelere neden olur. Son zamanlarda meydana gelen ayak şişmelerine kalp çarpıntıları da eklenmişse hastanelerin kardiyoloji bölümüne görünmenizde fayda vardır.</p>
<p><strong>Ayak bileği iltihaplanması nedeni ile ayak şişmesi</strong></p>
<p>Artrit eklem iltihaplanması demektir. Eklem iltihaplanması ayaklarda bileklerden başlayan şişliklere neden olur. Özellikle ayağın yere basmasıyla artan ani ve keskin ağrılarla kendini gösterir. Hastanelerin ortopedi bölümleri bu türlü vakalara bakmaktadır.</p>
<p><strong>Damar hastalıkları</strong></p>
<p>Bacaklarda ki damarların tıkanması kanın ayaklarda birikmesine ve bunun sonucun da ayak şişmesi durumuna neden olmaktadır. Bu duruma dikkat etmeniz çok önemlidir. Bacak damarlarınızda şişmelerle birlikte seyreden ayak şişmesi damar hastalıklarına işaret etmektedir. Hastanelerin kalp damar hastalıkları bölümü bu tür vakalara bakmaktadır.</p>
<p><strong>Hamilelik nedeniyle ayak şişmesi</strong></p>
<p>Hamile insanların vücutları daha fazla sıvı üretir. Bu sıvının bebek için hayati önemi vardır. Aslında hamilelerde ayak şişmesi hamile insanlardaki uterusun damarlara baskı yapmasından kaynaklanmaktadır. Uzanarak şişliğin yok olmasını sağlayabilirsiniz. Bu tamamen normal bir durumdur.</p>
<p><strong>Burkulma nedeniyle ayak şişmesi</strong></p>
<p>Bu durumda eklem yerlerindeki dokular zedelenir ve etrafına dokular arası sıvı toplamaya başlar sonuç ta ayak şişmesi meydana gelir. Yapacağınız en iyi şey soğuk uygulamaktır. Soğuk bir miktar buzun bir beze sarılarak ayaklar ve ya bilekler üzerinde gezdirilmesiyle uygulanabilir. Soğuk ayak damarlarında büzülmeye ve damardan sızan sıvıların azalmasına neden olur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bitkiselmucizeler.tk/ayak-sismesi-ve-nedenleri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kilo Vermek için Ufak İpuçları</title>
		<link>http://www.bitkiselmucizeler.tk/kilo-vermek-icin-ufak-ipuclari</link>
		<comments>http://www.bitkiselmucizeler.tk/kilo-vermek-icin-ufak-ipuclari#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 11 Jan 2010 19:38:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İbrahim Saraçoğlu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bitkiselmucizeler.tk/?p=514</guid>
		<description><![CDATA[Kilo Vermek için Ufak İpuçları
&#8220;Fazla yemiyorum ama kilo alıyorum?&#8221; kilo sorunu olan kadın ve erkeğin en sık kullandığı cümlelerden biridir. Taylight Sağlık Merkezi’nden Diyetisyen Berrin Yiğit, az yedikleri halde kilo alanların sorunlarının çözümünün &#8216;diyet casusluğu’nda yattığını söylüyor.
Herkesin iyi bir diyet casusu olabileceğini belirten Yiğit, beslenmedeki gizli kalorileri yakalamak için ipuçları veriyor. İşte bir günlük beslenmede [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kilo Vermek için Ufak İpuçları</strong></p>
<p>&#8220;Fazla yemiyorum ama kilo alıyorum?&#8221; kilo sorunu olan kadın ve erkeğin en sık kullandığı cümlelerden biridir. Taylight Sağlık Merkezi’nden Diyetisyen Berrin Yiğit, az yedikleri halde kilo alanların sorunlarının çözümünün &#8216;diyet casusluğu’nda yattığını söylüyor.<br />
Herkesin iyi bir diyet casusu olabileceğini belirten Yiğit, beslenmedeki gizli kalorileri yakalamak için ipuçları veriyor. İşte bir günlük beslenmede farkında olmadan beden ağırlığına azar azar ilave edilen gizli kaloriler ve Berrin Yiğit’in önerileri:</p>
<p><strong>400 Kalori 08.30 Ayılma kahvesi</strong></p>
<p>Uyandınız işe gitmek üzere yola çıktınız, hala ayılmadınız karnınız aç, kahvaltı da yapmadınız. Şanslıysanız, evde tarçınlı, zencefilli light süt, kakao tozu, su ve tatlandırıcı ile sıcak çikolata hazılar ya da şekersiz aromalar ve vanilya tozları ile kahve yaparsınız. Ama caddede yürürken kahve satılan yerlerden bol kalorili aromalı ve kremalı bir kahve alırsanız minimum 400 kaloriye hazırlıklı olun. Zayıflama Egzersizleri</p>
<p><strong>100 Kalori 11.30 Markette alışveriş keyfi</strong></p>
<p>Pazar veya markette alışveriştesiniz, özellikle şarküteri reyonunda daha çok vakit geçiriyorsunuz, çünkü alacağınız peynir çeşitlerinden tutun da zeytine kadar, hatta belki kuru meyveleri bile tadıyorsunuz. Bu tadımlardan gelen kaloriler sayılmazmış gibi de rahatsınız, oysa ki fark etmeden, yağdan gelen enerjisi yüksek ortalama 100 kalori aldınız bile. Alışveriş için erken ya da geç saatleri tercih edin. Alışverişe çıkarken de hafif tok olun.</p>
<p><strong>250-500 Kalori 12.30 Günlük koşturma</strong></p>
<p>Günlük işleri takip ederken, öğle yemeğini erteliyorsunuz ama bir yandan da bir şeyler atıştırmak lazım. Çantadan çıkan bir paket diyet bisküvi ile bu tuzağı 100 kaloriyle atlatabilirsiniz. Kötü senaryo ise bir paket çikolata, poğaça, kek gibi hamur işleri ya da fast food da olabilir, yani 250 ile 500 gibi bir kalori saldırısına hazır olun.</p>
<p><strong>400 Kalori 15.00 TV ile gelen hareketsizlik</strong></p>
<p>Bu saatlerde özellikle kan şekerinin düşmeye başlamasıyla iştahınız ve tatlıya yöneliminiz artabilir, ideali kepekli ekmeğe tosttur. Yoksa bir iki avuç yemiş, belki biraz kurabiye derken doymadan 400 kalori alabilirsiniz. Şifalı Bitkiler</p>
<p><strong>100 Kalori 18.00 Akşam yemeği</strong></p>
<p>Yemek için hazırlık aşamasında çatal hırsızlıkları, çocuğu olanların yemek yedirme anında kaçırdıkları ya da arta kalanların yenmesi, yemek nasıl olmuş derken bir iki kaşık tadına bakmalar ve aile fertlerinin eve dönmesini beklerken yapılan küçük atıştırmalar hiç yoktan 100 kalori almanıza neden olabilir.</p>
<p><strong>100-150 Kalori 21.00 Gece geç saat yemeleri</strong></p>
<p>Geç saatlerde televizyon karşısında otururken el oyalanması için eğlencelik atıştırmalıklar yapılabilir. Canınız cipsleri ya da tatlıları çekiyorsa kalori hesaplamasına hiç girmiyorum. Sütlü tatlılar, meyveli dondurma kapları, makul miktarlarda meyve veya badem gibi birkaç kuru meyve en masum haliyle listeye 100 ile 150 arası kalori ekler.</p>
<p><strong>Birkaç Örnekle Günlük kaloriden tasarruf</strong></p>
<p>Yüzde 2 yağlı sütten yağsız süte geçerek 110 kalori.<br />
Tam yağlı krem peynir sürülmüş poğaçadan, light labne peynir sürülmüş kepekli ekmeğe geçerek 300 kalori.<br />
Meyveli, ballı mısır gevrekleri veya barlarında kuru meyveye geçerek 80 kalori.<br />
Büyük patates kızartmasından küçük boya geçerek 270 kalori.<br />
Kuru meyve kokteyllerinden, kuru kayısı veya kuru eriğe geçerek 60 kalori tasarruf edebilirsiniz</p>
<p>yemekeler, atıştırmak, zayıflama egzersizleri, şişmanlamak, diyet</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bitkiselmucizeler.tk/kilo-vermek-icin-ufak-ipuclari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zayıflamak İçin İyi Bir Diyet Nasıl Olmalıdır?</title>
		<link>http://www.bitkiselmucizeler.tk/zayiflamak-icin-iyi-bir-diyet-nasil-olmalidir</link>
		<comments>http://www.bitkiselmucizeler.tk/zayiflamak-icin-iyi-bir-diyet-nasil-olmalidir#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 11 Jan 2010 19:35:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İbrahim Saraçoğlu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bitkiselmucizeler.tk/?p=512</guid>
		<description><![CDATA[Zayıflamak İçin İyi Bir Diyet Nasıl Olmalıdır?
Şişmanlık nedir ve Şişmanlık Neden olur?
Şişmanlık, harcanandan fazla enerji alımına bağlı olarak oluşan bir sağlık sorunudur. Şişmanlığın oluşumunda ise ;

Aşırı yeme,
Fiziksel aktivite azlığı,
Psikolojik bozukluklar,
Metabolik veya hormonal bozukluklar önemli rol oynar.

Günümüzde tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de şişmanlık görülme sıklığı giderek artmakta, bireyler şişmanlıktan kurtulmak için çeşitli zayıflama diyetlerine yönelmektedirler.
Şişmanlık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Zayıflamak İçin İyi Bir Diyet Nasıl Olmalıdır?</strong></p>
<p><strong>Şişmanlık nedir ve Şişmanlık Neden olur?</strong></p>
<p>Şişmanlık, harcanandan fazla enerji alımına bağlı olarak oluşan bir sağlık sorunudur. Şişmanlığın oluşumunda ise ;</p>
<ul>
<li>Aşırı yeme,</li>
<li>Fiziksel aktivite azlığı,</li>
<li>Psikolojik bozukluklar,</li>
<li>Metabolik veya hormonal bozukluklar önemli rol oynar.</li>
</ul>
<p>Günümüzde tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de şişmanlık görülme sıklığı giderek artmakta, bireyler şişmanlıktan kurtulmak için çeşitli zayıflama diyetlerine yönelmektedirler.</p>
<p><strong>Şişmanlık (vücut ağırlığı) Nasıl Kontrol Altına Alınmalıdır?</strong></p>
<p>Vücut ağırlığının denetlenmesinde bir başka deyişle şişmanlığın kontrol altına alınmasında temel ilke; besinlerle vücuda alınan enerji ile günlük hayatta harcanan enerjinin dengede tutulmasıdır.</p>
<p>Zayıflama diyetlerinde temel ilke ise; besinlerle sınırlı enerji alınması ile birlikte vücudun ihtiyacı olan besin öğesi gereksinimlerinin karşılanmasıdır.</p>
<p>Sağlıklı zayıflama diyetleri bu ilkeyi göz önünde bulunduran diyetlerdir ve doktor kontrolü ve diyetisyen gözetimi altında uygulanmalıdır.</p>
<p>Sağlıksız zayıflama diyetleri ise sadece vücudun düşük enerji almasını sağlamakta ancak vücudun ihtiyacı olan karbonhidrat, protein, yağ, vitamin ve mineraller vb. Besin öğelerini yeterli ve dengeli bir şekilde karşılayamamakta ve bu nedenle kısa ve uzun dönemde bireyde çeşitli sağlık sorunlarına yol açmaktadır.</p>
<p>Bu sağlık sorunları ise;</p>
<ul>
<li>Baş ağrısı,</li>
<li>Yoğunlaşma bozukluğu,</li>
<li>Sinirlilik,</li>
<li>Yorgunluk,</li>
<li>Bulantı,</li>
<li>Kusma,</li>
<li>İshal,</li>
<li>Kabızlık,</li>
<li>Safra ve böbrek taşı,</li>
<li>Kalp ritminde bozukluk,</li>
<li>Tansiyon düşüklüğü,</li>
<li>Adet düzensizliği,</li>
<li>Kuru cilt,</li>
<li>Saç dökülmesi vb. şeklinde sıralanabilir.</li>
</ul>
<p>Bütün bunların yanında zayıflama egzersizlerine de dikkat edilmelidir. Zayıflama egzersizleri yoğun hareketleri değil basit vücut ısıtma hareketlerini ifade eder.</p>
<p><strong>Sağlıklı zayıflamak için nelere dikkat edilmesi gerekir? </strong></p>
<p>Sağlıklı zayıflamak için kısa sürede hızlı kilo kaybı sağlayan, çok düşük enerjili şok diyetler ve tek tip besine dayalı diyetlerden kaçınılmalı, doktor ve/veya diyetisyen tarafından bireye özgü olarak hazırlanan ve haftada 0.5-1 kilogram ağırlık kaybına yol açan, yavaş ve uzun sürede zayıflamayı hedefleyen diyetler tercih edilmelidir.</p>
<p>Zayıflama diyetleri hazırlanırken ;</p>
<ul>
<li>Bireyin yaşı,</li>
<li>Beden yapısı,</li>
<li>Boy uzunluğu,</li>
<li>Cinsiyeti,</li>
<li>Mesleği,</li>
<li>Mevcut hastalıkları,</li>
<li>Bireyin beslenme alışkanlıkları vb. faktörler göz önünde bulundurulmalıdır.</li>
</ul>
<p><strong>Sağlıklı bir zayıflama diyetinin nasıl olması gerekir?</strong></p>
<p>** Diyetin yağ içeriği, günlük enerjinin yaklaşık yüzde 25-30’u olacak şekilde belirlenmeli ve yağ türüne özen gösterilmelidir. Zayıflama diyetlerinde yer alan yağ, tokluk hissi verdiği ve yağda eriyen A, D, E ve K vitaminlerinin vücutta kullanımını sağladığı için önemlidir. Bununla birlikte yağ türüne de dikkat edilmeli, yemeklerde kullanılan yağın bir kısmının zeytinyağı, bir kısmının da mısırözü, soya veya ayçiçeği gibi bitkisel sıvı yağlar olmasına özen gösterilmeli, ancak aşırı yağlı besinler ve kızartmalardan kaçınılmalıdır.</p>
<p>** Diyetin karbonhidrat içeriği günlük enerjinin yaklaşık % 50-55’ini sağlayacak şekilde hesaplanmalıdır. Tatlı, pasta gibi şekerli besinlerin tüketimi azaltılmalı, kuru baklagiller grubuna giren nohut, mercimek, kuru fasulye gibi karmaşık karbonhidratların tüketimi ise daha çok tokluk sağladığı için artırılmalıdır.</p>
<p>** Diyetin protein içeriği günlük enerjinin yaklaşık % 15ini sağlayacak şekilde hesaplanmalı ve iyi kalite protein kaynaklarına yer verilmelidir.</p>
<p>** Zayıflama diyetlerinin posa yani lif içeriği yüksek olmalı, posalı yiyecekler grubuna giren; sebze, meyve, kuru baklagiller, kepekli un ve kepekli ürünlerin kişinin midedeki sindirimini ve mide boşalma hızını yavaşlatarak tokluk hissini uzattığı ve ağırlık kaybetmesine yardımcı olduğu unutulmamalıdır.</p>
<p>** Sağlıklı bir ağırlık kaybı için günlük en az 2 litre su tüketilmelidir.</p>
<p>** Yeterli ve dengeli beslenme; dört besin grubunda bulunan besinlerin yeterli miktarda tüketilmesiyle sağlanır. Bu besinler; süt grubunda yer alan süt, peynir ve yoğurt, et grubunda yer alan et, tavuk, balık, yumurta ve kuru baklagiller, sebze ve meyve grubu ile tahıl grubuna giren ekmek, bulgur, makarna, pirinç, mısır ve tarhana gibi besinlerdir. Bu besinlerin önerilen tüketim miktarları kişiye özgü olarak değişmekte, bireyin yaşı, cinsiyeti ve fiziksel aktivite durumu bu oranları etkilemektedir.</p>
<p>** Zayıflama diyeti günde 3 ile 6 öğün arasında sık sık ve azar azar beslenmeyi sağlayacak şekilde planlanmalı ve besinler dengeli bir şekilde öğünlere dağıtılmalıdır. Sık aralıklarla beslenme gereğinden fazla yemeyi önler, acıkmayı geciktirir ve bir sonraki öğünde besin alımını azaltır.</p>
<p>** Yemekler pişirilirken de haşlama, ızgara veya fırında pişirme yöntemleri tercih edilmeli, aşırı yağ alımına neden olan kızartma ve kavurma yöntemlerinden kaçınılmalıdır.”</p>
<p>** Zayıflama diyeti yapılırken sadece besinlere dikkat edilmemeli, aynı zamanda günlük hayatta fiziksel aktivite arttırılarak harcanan enerji miktarının da artması sağlanmalıdır.</p>
<p>** Zayıflama diyeti yapılırken şifalı bitkiler den de yararlanılabilir. Ancak kullanılan şifalı bitkilerin dikkatli seçilmesi ve bilinçli kullanılması çok önemlidir.</p>
<p>zayıflama, diyet, şişmanlık, kilo, kontrol, besin, yemek, içmek, şifalı bitkiler, yağ, karbon hidrat, tansiyon</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bitkiselmucizeler.tk/zayiflamak-icin-iyi-bir-diyet-nasil-olmalidir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şişmanlık ve Şişmanlığın Zararları</title>
		<link>http://www.bitkiselmucizeler.tk/sismanlik-ve-sismanligin-zararlari</link>
		<comments>http://www.bitkiselmucizeler.tk/sismanlik-ve-sismanligin-zararlari#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 11 Jan 2010 19:32:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İbrahim Saraçoğlu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bitkiselmucizeler.tk/?p=509</guid>
		<description><![CDATA[Şişmanlık ve Şişmanlığın Zararları

Şişmanların ömür süreleri daha kısa olmaktadır.
Şişman kimseler görünüş bakımından pek hoş karşılanmaz bu da şişmanlarda psikolojik bozukluklara neden olur.
Şişmanlık sosyolojik bozuklukları bereberinde getirir.
Şişman olan insanlar solunum zorlukları çekerler.
Bacak ve kaslara binen yük şişmanlarda daha fazaldır bu da eklem ve kas rahatsızlıklarını beraberinde getirir.
Şişman insanların küçük kazalara maruz kalma riski daha fazladır.
Şeker hastalığının [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Şişmanlık ve Şişmanlığın Zararları</strong></p>
<ul>
<li>Şişmanların ömür süreleri daha kısa olmaktadır.</li>
<li>Şişman kimseler görünüş bakımından pek hoş karşılanmaz bu da şişmanlarda psikolojik bozukluklara neden olur.</li>
<li>Şişmanlık sosyolojik bozuklukları bereberinde getirir.</li>
<li>Şişman olan insanlar solunum zorlukları çekerler.</li>
<li>Bacak ve kaslara binen yük şişmanlarda daha fazaldır bu da eklem ve kas rahatsızlıklarını beraberinde getirir.</li>
<li>Şişman insanların küçük kazalara maruz kalma riski daha fazladır.</li>
<li>Şeker hastalığının sonradan ortaya çıkmasını tetikleyen önemli etkenlerden birisidir şişmanlık.</li>
<li>Gut hastalığı şişman insanlarda daha fazla görülür ve bu hastalık şişmanları daha fazla etkiler.</li>
<li>Damar sertliği daha sık görülmektedir.</li>
<li>Kalp yetmezliği şimanlarda çokca görülür.</li>
<li>deri altı yağ dokusunun dengesizliğinden kaynaklanan deri mantarları ve kaşıntılı durumlar şişmanlarda daha sık görülür.</li>
<li>Özellikle şişman kadınlarda adet bozukluğu ve hamile kalamama gibi sıkıntılar gözlenmektedir.</li>
</ul>
<p>şişmanlık, diyet, zayıflamak, şifalı bitkiler, safra taşları, estetik, damar sertliği, yağlanma</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bitkiselmucizeler.tk/sismanlik-ve-sismanligin-zararlari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İbrahim Saraçoğlu Kireçlenme için Çınar Yaprağı Kürü</title>
		<link>http://www.bitkiselmucizeler.tk/ibrahim-saracoglu-kireclenme-icin-cinar-yapragi-kuru</link>
		<comments>http://www.bitkiselmucizeler.tk/ibrahim-saracoglu-kireclenme-icin-cinar-yapragi-kuru#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Dec 2009 22:07:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İbrahim Saraçoğlu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bitkiselmucizeler.tk/?p=507</guid>
		<description><![CDATA[İbrahim Saraçoğlu Kireçlenme için Çınar Yaprağı Kürü
Kür için Gerekli Malzemeler :

3 adet kurutulmuş çınar yaprağı
1 su bardağı klorsuz su

Kürün Yapılşı
Kurutulmuş çınar yapraklarını 1 su bardağı klorsuz su içerisine ekleyin ve 1 dakika süre boyunca kaynatıp ılınmasını bekleyin. Günde 2 kez öğleden evvel ve öğleden sonra 1er bardak için. 15 gün boyunca bu kürü uyguladıktan sonra [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İbrahim Saraçoğlu Kireçlenme için Çınar Yaprağı Kürü</strong></p>
<p>Kür için Gerekli Malzemeler :</p>
<ul>
<li>3 adet kurutulmuş çınar yaprağı</li>
<li>1 su bardağı klorsuz su</li>
</ul>
<p>Kürün Yapılşı</p>
<p>Kurutulmuş çınar yapraklarını 1 su bardağı klorsuz su içerisine ekleyin ve 1 dakika süre boyunca kaynatıp ılınmasını bekleyin. Günde 2 kez öğleden evvel ve öğleden sonra 1er bardak için. 15 gün boyunca bu kürü uyguladıktan sonra 1 hafta ara verin. Sonrasında 15 gün daha aynı kürü tekrar edin. <a title="ibrahim saraçoğlu" href="http://www.bitkiselmucizeler.tk/"><span style="color: #ffffff;"><strong>İbrahim Saraçoğlu</strong></span></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bitkiselmucizeler.tk/ibrahim-saracoglu-kireclenme-icin-cinar-yapragi-kuru/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diyabet Sözlüğü</title>
		<link>http://www.bitkiselmucizeler.tk/diyabet-sozlugu</link>
		<comments>http://www.bitkiselmucizeler.tk/diyabet-sozlugu#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Dec 2009 21:43:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İbrahim Saraçoğlu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bitkiselmucizeler.tk/?p=504</guid>
		<description><![CDATA[Diyabet Sözlüğü, Diyabet Hakkında Sözlük, Diyabet ile ilgili kavramlar, Diyabet bilgileri
teroskleroz
Yağların orta ve büyük kan damarlarında biriktiği birçok hastalıktan biri; damar sertliği. Damar içerisindeki bu birikme, kan akımını yavaşlatabilir veya tamamen durdurabilir, Ateroskleroz, herhangi bir kimsede görülebilirse de diyabetlilerde daha sık ve daha erken yaşta görülme eğilimine sahiptir.
Diyabet uzmanı
Diyabetli hastaların teşhis ve tedavisinde uzmanlaşmış doktor.
Diyet [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Diyabet Sözlüğü, Diyabet Hakkında Sözlük, Diyabet ile ilgili kavramlar, Diyabet bilgileri</strong></p>
<p><strong>teroskleroz</strong></p>
<p>Yağların orta ve büyük kan damarlarında biriktiği birçok hastalıktan biri; damar sertliği. Damar içerisindeki bu birikme, kan akımını yavaşlatabilir veya tamamen durdurabilir, Ateroskleroz, herhangi bir kimsede görülebilirse de diyabetlilerde daha sık ve daha erken yaşta görülme eğilimine sahiptir.</p>
<p><strong>Diyabet uzmanı</strong></p>
<p>Diyabetli hastaların teşhis ve tedavisinde uzmanlaşmış doktor.</p>
<p><strong>Diyet uzmanı</strong></p>
<p>Sağlıklı olabilmek için yenilmesi uygun olan besinlerin türlerinin ve miktarlarının belirlenmesinde uzman.</p>
<p><strong>Endokrinolog</strong></p>
<p>Pankreas ve tiroid gibi, vücutta hormon yapan iç salgı bezleriyle ilgili hastalıkların teşhis ve tedavisinde uzmanlaşmış doktor; hormon bilim uzmanı.</p>
<p><strong>Enjeksiyon Bölgeleri</strong></p>
<p>Vücudun derisi üzerinde bulunan ve insülinin enjekte edilebileceği yerler:</p>
<p>Kolun yukarı-dış bölümü.</p>
<p>Belin biraz yukarısında ve aşağısında olmak üzere vücudun</p>
<p>ön ve yan kısımları; göbeğin çevresindeki 5 cm çapındaki alan hariç.</p>
<p>Kaba etlerin yukarı bölümleri.</p>
<p>Bacağın yukarı kısmının ön bölümü.</p>
<p>Bu bölgelerin büyüklüğü, kişinin iriliğiyle orantılıdır.</p>
<p><strong>Enjeksiyon Yeri</strong></p>
<p>İnsülin enjeksiyonunun tam olarak yapılacağı yer. İnsülin, aynı enjeksiyon bölgesi içinde yer alan bütün enjeksiyon yerlerinden yaklaşık aynı hızla kana karışır. Deri, yağ ve kas dokularının sağlıklı durumda kalabilmesi için her enjeksiyonun başka bir enjeksiyon yerine yapılması önemlidir.</p>
<p><strong>Fenilketonüri</strong></p>
<p>Fenilalanin isimli aminoasidin metabolizmasındaki bozukluk sonucu Tirozin’e dönüşememesi ve bu metabolik bozukluğun göstergesi olarak idrarla atılımı.</p>
<p><strong>Glikoz</strong></p>
<p>Basit bir şeker. Kanda bulunan ve dokuların enerji elde etmekte kullandıkları şeker türü.</p>
<p><strong>Glikozillenmiş Hemoglobin Testi</strong></p>
<p>Kişinin test öncesindeki 2-3 aylık döneme ait ortalama kan şekeri düzeyini ölçen bir test. Bkz. Hemoglobin A1 ve Hemoglobin A1 c</p>
<p><strong>Glukagon</strong></p>
<p>Vücutta bulunan ve kan şekeri düzeyini yükselten, kimyasal bir madde, bir hormon. Glukagon pankreasta yapılır; kandaki şeker düzeyi normalin altına inmeye başladığında kana verilir.</p>
<p>Glukagon, enjeksiyon yoluyla kullanılabilecek bir ilaç olarak da mevcuttur. Kan şekerinin çok aşırı azaldığı durumlarda, hasta bayıldığında veya ağızdan birşey alamadığı zaman tedavi amacıyla kullanılır.</p>
<p><strong>HDL Kolesterol</strong></p>
<p>Yüksek yoğunluklu lipoprotein kolesterol; iyi kolesterol; kolesterolün vücudu terkettiği şekil. HDL kolesterol düzeyi yüksekse, kalp hastalığı riski azalır.</p>
<p><strong>Hemoglobin A1 ve Hemoglobin A1c</strong></p>
<p>Hemoglobin, alyuvarlarda bulunan ve oksijeni vücut dokularına taşıyan maddedir. Kandaki şeker, hemoglobine bağlanır ve alyuvar ölene kadar bu durumda kalır. Alyuvarların vücuttaki normal ömrü, 4 ay kadardır. Kandaki şeker ne kadar fazlaysa, alyuvarlara bağlanan şeker miktarı da o kadar yükselir. Bu hücrelere bağlı şeker miktarı ölçülerek, hastanın son 2-3 ay içerisindeki ortalama kan şekeri düzeyi öğrenilebilir.</p>
<p><strong>Hiperglisemi</strong></p>
<p>Kan şekerinin yüksek olması; diyabetin kontrol altında olmadığını gösterir. Vücutta yeterli insülin bulunmadığı ya da mevcut insülin, kandaki şekeri hücrelere sokmak için kullanılamadığı durumlarda gelişir. Aşırı açlık ve susuzluk duygusuyla sık sık idrara çıkma ihtiyacı, hiperglisemi semptomlarındandır. Tedavi edilmeyen hiperglisemi, daha ağır sağlık sorunlarına neden olabilir.</p>
<p><strong>Hipoglisemi</strong></p>
<p>Kan şekerinin düşük olması. İnsülin, besinler ve egzersiz arasındaki dengenin kan şekerinin normalden daha düşük değerlere inmesine yol açacak şekilde bozulması nedeniyle gelişir. Dermansızlık, titremeler, acıkmak, terlemek ve ağır vakalarda bilinç kaybı, hipoglisemi semptomlarındandır. Hafif hipoglisemi, şekerli birşeyler yemekle içmekle genellikle düzeltilebilir.</p>
<p><strong>İktidarsızlık (İmpotans)</strong></p>
<p>Erkeklerde ejekülasyon ve ereksiyon yeteneklerinin ortadan kalkması. Diyabette sinirlerin hasar görmesi ve dolaşım bozuklukları nedeniyle gelişebilir ama daha başka birçok iktidarsızlık nedeni daha vardır, iktidarsızlık, gerçek nedeninin bulunup en iyi tedavinin uygulanabilmesi için bir doktor tarafından tedavi edilmelidir.</p>
<p><strong>İnfeksiyon</strong></p>
<p>Mikropların, virüslerin veya benzeri organizmaların vücutta çoğalması sonucu gelişen hastalık.</p>
<p><strong>İnsan İnsülini, Biyosentetik</strong></p>
<p>insan vücudu tarafından yapılan insülinin vücut dışında imal edileni. Bu amaçla rekombinan DNA teknolojisi adı verilen yüksek bir teknolojiden yararlanılır.</p>
<p><strong>İnsülin</strong></p>
<p>Kandaki şekerin hücrelere girmesine olanak vererek kan şeker düzeyini düşüren, kimyasal bir madde, bir hormon. Vücutta insülin, pankreasta yapılır ve kan şekeri düzeyi normalin üzerine doğru yükselmeye başladığında kana verilir.</p>
<p>İnsülin enjeksiyon yoluyla kullanılabilen bir ilaç olarak da mevcuttur ve diyabet tedavisinde kullanılır.</p>
<p><strong>İnsülin Reaksiyonu</strong></p>
<p>Kan şekeri düzeyi çok aşırı azalan insanlarda görülen semptomlar. Hastada dermansızlık, titreme, asabiyet, terleme veya dalgınlık mevcut olabilir. Şiddetli insülin reaksiyonu sırasında hasta bayılabilir. Bkz. Hipoglisemi</p>
<p><strong>İnsülin Ünitesi</strong></p>
<p>Az miktarda saf insülin, insülin ölçümünde kullanılan temel birim. Şişelenmiş insülinlerde, belirli bir sıvı hacmi içerisinde belirli sayıda ünite insülin vardır. İnsülin dozları ünite olarak ölçülür. İnsülin enjektörlerinin üzerinde, enjektöre çekilen miktarı göstermek üzere ünite çizgileri vardır.</p>
<p><strong>Kalori</strong></p>
<p>Isı enerjisi birimi. Vücut tarafından yakılan besinlerden elde edilen enerjinin ölçülmesinde kullanılır. 1000 gram saf suyun sıcaklığını 1 santigrad-derece (°C) yükseltmek için gereken enerji miktarı, 1 kaloridir.</p>
<p><strong>Ketoasidoz</strong></p>
<p>Tip I diyabetin ağır bir komplikasyonu. Ketoasidozda vücut dokuları, zehirli ketonların birikmesi nedeniyle aşırı asit duruma geçer (bkz. Ketonlar). Ketoasidoz, vücutta çok az insülin bulunduğu zaman meydana gelir. Çok zaman hastanede olmak üzere acilen tedavi edilmesi gereken bir durumdur. Yorgunluk, açıklanamayan hızlı kilo kaybı, sık sık idrara çıkmak, soluğun aseton kokusu taşıması ve derin, çabuk solunum ketoasidoz semptomlarındandır.</p>
<p><strong>Ketonlar</strong></p>
<p>Vücutta enerji elde etmek amacıyla yağlar yakıldığı zaman meydana gelen, zehirli kimyasal maddeler. Vücutta şekeri hücrelere sokamayacak kadar az miktarda insülin varsa vücut, gerekli enerjiyi yağlardan sağlamak üzere zorlanır ve atık ürün olarak ketonlar meydana gelir. Kandaki ketonlar, böbrekler aracılığıyla idrarla çıkarılır ve burada basit bir testle gösterilebilir. Ketonlar ayrıca vücuttan, akciğerler yoluyla da uzaklaştırılır. Bu nedenle, keton yapan bir hastanın soluğu tatlı ve aseton kokusunu andıran bir kokuya sahiptir.</p>
<p><strong>Kolesterol</strong></p>
<p>İnsan ve hayvan vücudunda yapılan, yağa-benzer bir madde. Kanda, kaslarda, karaciğerde, beyinde ve diğer dokularda mevcuttur. Gerekli miktarlarda olduğunda, önemli işlevlere sahiptir. Kandaki kolesterol düzeyi yükselirse, bu madde kan damarlarının duvarlarında birikebilir. Kan kolesterol düzeyinin 200 mg/dl’den yüksek olması, kişide kalp hastalığı riskini artırır.</p>
<p><strong>Komplikasyon</strong></p>
<p>Bir hastalığa bağlı olarak meydana gelen ve her hastada görülmeyebilen sağlık sorunu.</p>
<p><strong>LDL Kolesterol</strong></p>
<p>Düşük yoğunluklu lipoprotein kolesterol; kötü kolesterol. Kolesterolün kan dolaşımında bulunan şekli. Bu tür kolesterol, ateroskleroz gelişmesinde büyük bir role sahiptir. LDL kolesterol düzeylerinin 130 mg/dl’den yüksek olması, kalp hastalığı riskini artırır.</p>
<p><strong>Lipid</strong></p>
<p>Yağ. Vücutta çeşitli lipidler vardır. Bunlardan kolesterol gibi bazıları önemli işlevler görür. Diğer yağlar ise enerji fazlasının, daha sonra kullanılmak üzere saklanması amacıyla vardır.</p>
<p><strong>mg/dl</strong></p>
<p>Miligram/100 mililitre. 100 mililitre sıvıda bulunan bir maddenin miligram olarak miktarı. Kan şekeri ve vücuttaki diğer bazı kimyasal maddeler, bununla ölçülür. Miligram, metrik ölçü sisteminde gramın binde birine eşit olan, küçük bir ağırlık ölçüsü; di (desilitre) ise, litrenin onda birine eşit bir sıvı ölçüsüdür.</p>
<p><strong>Nefropati</strong></p>
<p>Böbrekteki nefronların, yani kanı süzen birimlerin hasar görmesi. Diyabetin uzun dönemde ortaya çıkabilen komplikasyonlarından biridir. Böbreklerin kanı süzme yeteneğini kaybetmesine neden olur. Bu durumda, vücutta kalması gereken bazı maddeler idrara çıkarılır; vücuttan atılması gereken bazı maddeler ise vücutta kalır.</p>
<p><strong>Nöropati</strong></p>
<p>Sinir dokusunun hasarı, Diyabetin uzun dönemde ortaya çıkabilen komplikasyonlarından biridir. Vücudun birçok bölümünde gelişebilir. Çok zaman ayaklarda veya bacaklarda ağrı, uyuşma ya da karıncalanma yapar. Çift-görme, ishal ve cinsel bozukluklar nöropatinin diğer sonuçlarındandır.</p>
<p><strong>Oral Hipoglisemik İlaç</strong></p>
<p>Tip II diyabet hastalarının kan şekerini düşürmek amacıyla ağızdan aldıkları ilaç. Genelde diyabet hapı olarak bilinir. Bu haplar vücudun kendi insülininin hem miktarını, hem de etkinliğini arttırarak faydalı olur.</p>
<p><strong>Orgazm</strong></p>
<p>Cinsel doyuma ulaşmak. Diyabetik nöropati, bunu olumsuz yönde etkileyebilir. Bu olumsuzluk, çeşitli ilaçlarla ve kan şekeri düşürülerek tedavi edilebilir.</p>
<p><strong>Önceden-karıştırılmış İnsülin</strong></p>
<p>Kısa- ve ara-etkili insülinleri belirli oranlarda karıştırılmış olarak içeren insülin. 70/30 insülin, %70 NPH ve %30 Regüler insülin içerir.</p>
<p><strong>Pankreas</strong></p>
<p>Midenin aşağı bölümünün arka kısmında yer alan bir organ. Besinlerdeki besleyici maddelerin kana karışacak duruma getirilmesinde kullanılan sindirim enzimleriyle, insülin ve glukagon gibi yaşamsal önemi olan kimyasal maddeler, bu organın özel hücrelerinde yapılır.</p>
<p><strong>Protein</strong></p>
<p>insan sağlığı için gereken bir besin türü. Vücudun gelişmesinde ve onarılmasında kullanılırlar. Ayrıca bunlardan enerji de elde edilebilir. Protein, birçok besin maddesinde ve bu arada ette, balıkta, kümes hayvanlarında, sütte, yumurtada ve kuru fasulyede mevcuttur.</p>
<p><strong>Rekombinan DNA Teknolojisi</strong></p>
<p>Biyosentetik insan insülininin yapılmasında da kullanılan yüksek bir teknoloji. DNA, her tip hücrenin yapısını ve gelişmesini kontrol eden özel kalıtsal bilgileri taşıyan moleküldür. Biyosentetik insan insülini, DNA moleküllerinin yönetiminde olmak üzere özel, canlı hücreler tarafından imal edilir. Bu DNA molekülü, insan vücudunda yapılanın aynı insülini yapısal olarak meydana getirmek üzere gerekli proteinleri yapacak olan genler kullanılarak programlanmıştır.</p>
<p><strong>Reseptör</strong></p>
<p>Hücrelerin üzerinde yer alan ve yalnızca spesifik maddeyi tanıyarak bu maddenin kendisine bağlanıp hücreye girmesine olanak veren molekül grubuna reseptör denir.</p>
<p><strong>Retinopati</strong></p>
<p>Gözün arka kısmındaki ağ tabakanın hasar görmesi. Diyabetin uzun dönemde ortaya çıkabilen komplikasyonlarından biridir. Retinada (ağ tabaka) yüksek kan şekerinin ve yüksek tansiyonun etkisiyle hasara uğrayan birçok küçük damar vardır. Retinopati, en erken dönemlerinde hiçbir semptom vermez. Tedavi edilmezse, tam körlükle sonuçlanabilir. Tam bir göz muayenesi, retinopatinin erkenden teşhis edilmesini sağlar.</p>
<p><strong>Semptom</strong></p>
<p>Hastalık belirtisi. <a title="ibrahim saraçoğlu şifalı bitkiler" href="http://www.bitkiselmucizeler.tk/"><span style="color: #ffffff;">ibrahim saraçoğlu</span></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bitkiselmucizeler.tk/diyabet-sozlugu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gizli ve Gerçek Şeker Hastalığının Belirlenmesi</title>
		<link>http://www.bitkiselmucizeler.tk/gizli-ve-gercek-seker-hastaliginin-belirlenmesi</link>
		<comments>http://www.bitkiselmucizeler.tk/gizli-ve-gercek-seker-hastaliginin-belirlenmesi#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Dec 2009 21:40:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İbrahim Saraçoğlu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bitkiselmucizeler.tk/?p=502</guid>
		<description><![CDATA[Gizli ve Gerçek Şeker Hastalığının Belirlenmesi, Gizli Şeker Hastalığı, Gerçek Şeker Hastalığı
Şeker hastalığının varlığı ve derecesi laboratuvarlarda, kanda şeker miktarının tesbiti suretile yapılır. Bunun için 2 gün ara ile, sabahları aç karnına kan alınarak şeker tayini yapılır. Şeker olmuş veya olmaya doğru bir gidişin olup olmadığı ŞEKER YÜKLEMESİ suretiyle laboratuvarlarda yapılır. Yüklemeden maksat, vücudumuza normalin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gizli ve Gerçek Şeker Hastalığının Belirlenmesi, Gizli Şeker Hastalığı, Gerçek Şeker Hastalığı</strong></p>
<p>Şeker hastalığının varlığı ve derecesi laboratuvarlarda, kanda şeker miktarının tesbiti suretile yapılır. Bunun için 2 gün ara ile, sabahları aç karnına kan alınarak şeker tayini yapılır. Şeker olmuş veya olmaya doğru bir gidişin olup olmadığı ŞEKER YÜKLEMESİ suretiyle laboratuvarlarda yapılır. Yüklemeden maksat, vücudumuza normalin üzerinde şeker vererek, ne kadar sürede bu fazla şekeri normal seviyeye düşürebildiğini tesbit için yapılır. Süıe çok önemlidir.</p>
<p>Şeker yüklemesi şöyle yapılır: Hasta arka arkaya 3 gün, her gün 250 gr. karbonhidratlı (şekere dönüşen ekmek, börek, baklava, şeker, üzüm vs.) gıdalardan yer. 3. gün sabahı, hastaya vücut ağırlığının her 1 kilosu için 1 gr.hesabiyle Glikoz şekeri alınarak şurup haline getirilir ve hastaya içirilir (genellikle tüm hastalara 50 j»r. glikoz şekeri verilir). Sonra her yarım saatte bir kandaki şeker seviyesi tespit olunur, bu tahliller 3. saat sonuna kadar sürdürülür. Zamana bağlı olarak yapılan bu şeker seviyesinin ayarlanma derecesinin takibi sonuçta 3 şeyi gösterir:</p>
<p>Kanda şeker normalin üzerinde olduğu halde idrarda şeker çıkmamaktadır, buna GİZLİ ŞEKER denir. Gizli şeker bir süre devam eder ve sonra hakiki şekere dönüşür, bu nedenle pek çok kimse gizli şeker olduğunun farkına varmaz ve tedbir almaz, günün birinde hakiki şeker durumu ile karşılaşır.</p>
<p>Yükleme ile kandaki şeker seviyesi 220 miligramın üzerine çıkmıştır ve bu seviye normal düzeye 3 saat sonunda bile düşmez. Seviye çok yüksek olduğu için ve uzun sürede yüksek kaldığından, şekerin fazlası (140 miligramın üzerindeki miktar) idrarla dışarı atılır. Yükleme sonucu böyle olan kimseler GERÇEK ŞEKER HASTASIDIR. Bunlarda ayarlama düzeni bozulmuştur ve aldıkları şekerin mühim kısmı idrarla dışarı atıldığı için gıdasız kalırlar ve zamanla zayıflarlar. <a title="ibrahim saraçoğlu" href="http://www.bitkiselmucizeler.tk/"><span style="color: #ffffff;">ibrahim saraçoğlu</span></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bitkiselmucizeler.tk/gizli-ve-gercek-seker-hastaliginin-belirlenmesi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vücudun Çalışması ve Şekerin Oluşumu</title>
		<link>http://www.bitkiselmucizeler.tk/vucudun-calismasi-ve-sekerin-olusumu</link>
		<comments>http://www.bitkiselmucizeler.tk/vucudun-calismasi-ve-sekerin-olusumu#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Dec 2009 21:38:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İbrahim Saraçoğlu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bitkiselmucizeler.tk/?p=499</guid>
		<description><![CDATA[Vücudun Çalışması ve Şekerin Oluşumu, Vücudun çalışması ile beraber şekere dönüşen gıdalar
Yaşantımız sırasında çeşitli iç ve dış etmenler, vücudumuzun çeşitli yerlerinde normal olup giden enerji kullanımını bozabilir.
A — Sağlıklı Kişilerde Enerji Kullanımı:
insanlar aldıkları gıdaları yakmak suretiyle vücutlarında şu 3 ana çalışmayı sağlarlar :
a) Gece – gündüz vücut sıcaklığını aynı derecede tutma.
b) Eskiyen ve yeniden meydana [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Vücudun Çalışması ve Şekerin Oluşumu, Vücudun çalışması ile beraber şekere dönüşen gıdalar</strong></p>
<p>Yaşantımız sırasında çeşitli iç ve dış etmenler, vücudumuzun çeşitli yerlerinde normal olup giden enerji kullanımını bozabilir.</p>
<p>A — Sağlıklı Kişilerde Enerji Kullanımı:</p>
<p>insanlar aldıkları gıdaları yakmak suretiyle vücutlarında şu 3 ana çalışmayı sağlarlar :</p>
<p>a) Gece – gündüz vücut sıcaklığını aynı derecede tutma.</p>
<p>b) Eskiyen ve yeniden meydana gelen kısımların yapımı ve çeşitli salgıların sağlanması, c) Sinir ve kas sisteminin çalışmasını sağlamak.</p>
<p>I) Enerji Kaynakları:</p>
<p>İnsanlar yapı itibariyle birbirinden ayrı 3 grup ana gıda maddesi yerler, bunlar:</p>
<p>—Şekere dönüşen gıdalar (Karbonhidratlar),</p>
<p>Unlu, nişastalı, şekerli yiyecekler, tatlı meyveler. Bunların hepsi hazımdan sonra GLUKOZ şekeri halini alırlar.</p>
<p>Yağlar.</p>
<p>Hayvansal ve bitkisel yağlar, yüksek enerji kaynağıdır. Proteinler.</p>
<p>Ilımlarla vücudumuzda yıpranan, eskiyen kısımlar tamir olur ve yeni kısımlar yapılır.</p>
<p>İki gıdalar yeterli ve orantılı olarak alınmalıdır. Eğer yeterli şekerli gıda alınmazsa, vücut proteinli gıdaları parçalayarak yakar ve bunun sonucu kanda üre meydana gelir. Aynı şekilde normalden fazla yağ yenecek olursa, o da vücutta aseton meydana gelmesine vo zehirlenmeye neden olur.</p>
<p>Şeker hastalan bu 3 çeşit gıdanın hazımdan sonra nasıl depo edildiğini ve kullanıldıklarını, bilmesi gerekir, böylece beslenmesini daha iyi düzene sokar.</p>
<p><strong>Şekere Dönüşen Gıdalar</strong></p>
<p>Çeşitli unlu, nişastalı, şekerli yiyecekler hazımdan sonra parçalanarak kanda GLUKOZ şekeri haline geçerler. Bu hale gelen şeker tüm vücudumuza dağıtılarak enerji sağlamada kullanılır. Tüm hhücrelerimize kadar ulaşan bu şekerin kullanılabilmesi için hücrelerin içersine girmesi ve orada tutulması gerekir. Şekerin hücrelere girmesi ve depo edilmesi pankreas bezesinin salgıladığı insülin hormonu ile olur. Şahsın çalışma durumuna göre insülin salgılaması az veya çok olur.</p>
<p>Eğer alman gıda o sırada yakılamazsa, yani ihtiyaç yoksa GLİKOJEN şekeri halinde karaciğerde depo edilir. Vücutta şekere ihtiyaç duyulunca bu şeker tekrar glükoz haline döner ve kana kartı şarak ihtiyaç olan kısımlara taşınır.</p>
<p>Sürekli la/la .şekerli gıda alınırsa, bu fazla şeker karaciğerde depo edilemez hale gelir ve yağa çevrilerek, vücutta depo edilirler.</p>
<p><strong>Yağların Kullanılması</strong></p>
<p>insanlarda yağlar ya dışardan gıdalarla alınır veya yenilen şe kerlerle oluşur ve fazladan meydana gelen yağ, yağ hücrelerine yeı leştirilerek depo edilir. Fazla enerjiye ihtiyaç olduğu zaman depo edilen yağlar şekere dönüştürülerek sarf edilir. Yağların yakılması, vücutta şekerin de bulunmasıyle kabil olur, yani şekerler bir nevi çıra vazifesi görür, önce onlar yanar sonra yağlar yakılıır. Yağlar tam yakılamazsa veya ihtiyaçtan fazla olursa vücutta aseton meydana gelmesine ve vücudun zehirlenmesine neden olurlar.</p>
<p><strong>Proteinlerin Yakılması</strong></p>
<p>Hazmolmuş proteinlerin bir kısmı vücutta yakılır, bir kısmı da vücutta tamir ve yeni kısımların yapılmasında kullanılır.</p>
<p>Vücudumuzdaki tüm gıda ihtiyacı ve yeterliliği çeşitli idare merkezlerince kendiliğinden idare edilir gider, bizim bunlara müdahale imkânımız yoktur. Kandaki şeker miktarına göre insülin salgılanır, kanda şeker artınca insülin salgılaması da artar ve bu nun etkisiyle şeker normal seviyeye düşer. Mevcut şeker vücudun çeşitli yerlerine insülin etkisiyle depo edilir ve oralarda tutulması sağlanır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bitkiselmucizeler.tk/vucudun-calismasi-ve-sekerin-olusumu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Böbrek Taşları ve Nefrit</title>
		<link>http://www.bitkiselmucizeler.tk/bobrek-taslari-ve-nefrit</link>
		<comments>http://www.bitkiselmucizeler.tk/bobrek-taslari-ve-nefrit#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Dec 2009 21:36:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İbrahim Saraçoğlu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bitkiselmucizeler.tk/?p=497</guid>
		<description><![CDATA[Böbrek Taşları ve Nefrit, Böbrek Taşlarının tedavisi, Böbrek Taşlarını düşürme, Böbrek Taşları ve şeker hastalığı hakkında bilgiler
İdrar yollarında rahatsızlığı olanlarda pankreas da hastalanıp, şekere neden olabilir. Zamanında doktora müracaat ederek tedavileri yapılmalı.
SAFRA KESESİ İLTİHABI
Safra kanalı ve pankreas kanalı 12 parmak barsağında birbirine yakın yerde açılırlar. Bu nedenle safra kesesi veya kanalında iltihap olunca pankreas da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Böbrek Taşları ve Nefrit, Böbrek Taşlarının tedavisi, Böbrek Taşlarını düşürme, Böbrek Taşları ve şeker hastalığı hakkında bilgiler</strong></p>
<p>İdrar yollarında rahatsızlığı olanlarda pankreas da hastalanıp, şekere neden olabilir. Zamanında doktora müracaat ederek tedavileri yapılmalı.</p>
<p><strong>SAFRA KESESİ İLTİHABI</strong></p>
<p>Safra kanalı ve pankreas kanalı 12 parmak barsağında birbirine yakın yerde açılırlar. Bu nedenle safra kesesi veya kanalında iltihap olunca pankreas da hastalanabilir ve şekere yol açar. Vakit geçirmeden tedavi ettirmelidir.</p>
<p><strong>KARACİĞER YAĞLANMASI</strong></p>
<p>Vücuttaki bir bozukluk sonucu çeşitli kısmlardaki yağlar erir fakat karaciğerde yağlanma artar. Bunun sonucu karaciğerde depo edilen şeker azalr, böylece şeker hastalığı ortaya çıkar. Yüksek dozda insülin verilmesine rağmen (2000 ünite) kanda şeker seviyesi düşmez. Hasta hastanelerde tedavi edilebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bitkiselmucizeler.tk/bobrek-taslari-ve-nefrit/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
